| |
2006 yılı sona ererken ‘Sivil Havacılık’...
Bugün dünyanın geldiği noktada, teknolojik gelişmelere koşut olarak şekillenen ulaşım kültürü, ülkelerin makro ekonomik ve sosyal yapısını etkilemekte ve refah düzeyini de geliştirmektedir. Yüksek teknolojinin kullanıldığı ulaşım araçlarının en önemlilerinden biri de hava ulaşım sistemidir.
Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım, sistemci bir yaklaşımla, ulaşım ana planına zemin oluşturacak, plan stratejilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını 2003 yılında başlatmış, stratejik olduğu kadar da problematik ve zaman alıcı bir çalışmayı, ülkenin yüksek menfaatleri gereği uygulamaya koymuştur. “Her Türk vatandaşı hayatında en az bir kez uçağa binecektir” sözü ile başlatılan Bölgesel Havacılık Taşımacılığı, 21. yüzyıl Türkiyesi’nin belki de en önemli politik kararı olmuştur. Türk Sivil Havacılığında, Bölgesel Sivil Havacılık politikası kapsamında milat olan 2003 yılından itibaren sektör, olanca hızı ile büyüme eğilimine girmiş ve dünyada %5 olarak gerçekleşen sektörel büyüme hızı, ülkemizde rekor bir gelişme ile %30’a çıkmıştır. Büyüme sonucu oluşan rekabet ortamı, sektördeki işletmelerin hizmetlerine yansımış, yolculara yeni fırsatlar sunulmuş, havayolu ile seyahat lüks olmaktan çıkarılarak cazip hale getirilmiş ve “Her Türk vatandaşı hayatında en az bir kez uçağa binecektir” hedefine hızla yaklaşılmıştır.
Ulaştırma Bakanlığı, uçuş emniyeti ve havacılık güvenliğinden taviz vermeyen, kaliteli hizmet anlayışını temel felsefe olarak kabul eden tüm müteşebbislere ulusal ve uluslararası kurallar çerçevesinde destek vermiştir ve bu desteklerini devam ettirmektedir. Örneğin, Sivil Havacılık sektörünün gelişiminin önünde duran, uçucu personel yetersizliğinin aşılması için, uçuş okullarına yakıt indirimi uygulamasına gidilmiş, bürokrasi azaltılmış ve diğer ülkelerin sivil havacılık otoriteleriyle imzalanan ikili anlaşmalarla yurtdışına gerçekleştirilen sefer sayılarının artırılması sağlanmıştır. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) yapısı güçlendirilmiş ve Otorite konumundaki Genel Müdürlük maddi açıdan özerk hale getirilmiştir. Denetimler konusunda büyük hassasiyet gösteren SHGM, 2006 yılının ilk 10 ayında 195 denetim gerçekleştirilerek önceki yıllara oranla yaklaşık 6 kat daha fazla denetleme yapmış, ülkemiz bu alanda üyesi bulunduğu uluslararası bir kuruluş olan Avrupa Havacılık Konferansı (ECAC)’na üye 42 ülke arasında ilk 10 içerisinde yer almıştır.
Tüm bu çalışmalar sonucunda sektördeki şirket sayısı 2006 Ekim sonu itibariyle % 53’lük bir artışla yirmiye yükselmiştir. Buna paralel olarak yolcu taşımacılığında kullanılan büyük gövdeli hava aracı sayısı 2002 yılında 152 iken, 2006 Ekim sonu itibariyle 259’a ulaşmıştır. Uçuş noktalarında yaşanan gelişmelere gelindiğinde; 2003 yılında sadece Türk Hava Yolları tarafından iki merkezden 25 noktaya yapılan tarifeli iç hat seferleri bugün beş havayolu işletmesi tarafından ve yedi merkezden olmak üzere toplam 38 noktaya gerçekleştirilmektedir. 2003 yılında havayolu işletmeleri tarafından yurtdışında 78 noktaya uçuş yapılırken, bugün 103 noktaya ulaşılmıştır. Taşınan yolcu sayısındaki artış ise 2002 yılına kıyasla 2005 sonu itibariyle iç hatlarda % 136, dış hatlarda ise % 40 olarak gerçekleşmiştir.
Ayrıca henüz tasarım aşamasında olan düzenleme ile dış hat uçuşlarda tek merkez konumundaki İstanbul dışında başta Ankara, Antalya, İzmir olmak üzere bazı illerdeki havaalanlarının da dış hat çıkış noktası olarak tayin edilmesi tasarlanmaktadır.
Kargo taşımacılığında da oldukça önemli ilerlemeler kaydedilmiş, 2002-2005 yılları arasında; iç hat kargoda % 74, dış hat kargoda ise % 33’lük bir artış yaşanmış ve Eylül 2006 itibariyle iç ve dış hat toplamda 1.041.623 ton kargo kapasitesine ulaşılmıştır.
Bir diğer önemli husus ise atıl havaalanlarının ülke ekonomisine kazandırılmasıdır. 21’i uluslararası trafiğe, 16’sı iç hat trafiğine, 14’ü ise askeri havaalanı olup sivil havacılığa da hizmet veren, 11’i de Türk Hava Kurumu, İl Özel İdareleri, üniversiteler ve uçuş okulları tarafından eğitim ve diğer amaçlar ile kullanılan toplam 62 havaalanının tamamının uçak trafiğine sürekli açık bulundurulması için çalışmalar yürütülmektedir.
Yukarıda özet olarak anlatılmaya çalışılan bu gelişmeler neticesinde EUROCONTROL, IATA gibi uluslararası kuruluşlar tarafından ülkemiz için 2015 yılı itibariyle öngörülen toplam trafik artışına 2005 yılı içerisinde ulaşılmıştır.
Sonuç olarak; Türk Sivil Havacılığının geldiği bugünkü noktada; bölgesel işbirliği çalışmalarına önem veren, emniyetli, güvenilir, etkin, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir hizmet anlayışı vizyonuyla hareket eden Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, uçuş emniyeti ve güvenliğinden taviz vermeyen yaklaşımıyla, koyduğu kurallar ve getirdiği düzenlemeler ile 21. yüzyılın Sivil Havacılık Gündemini ulusal ve uluslararası arenada takip ederek, dünya standartlarındaki çalışmalarına devam etmektedir.
Dr. Ali ARIDURU
Sivil Havacılık Genel Müdür Vekili

|